SÜRYANİCE’NİN YAKINMASI - Karyo Hliso
Yusuf Begtas:

SÜRYANİCE’NİN YAKINMASI

Mlfono Yusuf Beğtaş
SÜRYANİCE’NİN YAKINMASI

SÜRYANİCE’NİN YAKINMASI

Bir zamanlar özgür ve korkusuz oğullarım vardı benim;

Beni her yöne, her halkın arasına yayarak yücelttiler,

Bütün dillerin üstünde, parıldayan bir taç yaptılar.

Öyle ki, koca bir dünya benimle konuşur oldu.

Benimle yazıldı kadim halkların tarihleri,

Çağları aşan o mağrur yasalar benimle döküldü kâğıda.

Benimle yayıldı uygarlık dört bir yana,

Ve benimle hayat buldu o büyük sanatlar.

İnancın ve tüm öğretilerin sesi oldum,

İnsanlık için her türlü hayrın kaynağı bendim.

Oysa şimdi evlatlarım savsaklıyor beni,

Adımı taşıyanlar, sanki hiç yokmuşum gibi terk ettiler beni.

Eyvahlar olsun evlatlarımın bana reva gördüğü bu acıya!

Keşke sadece bana olsa; asıl kendilerine haksızlık ediyorlar.

Başka halklar çoğalırken, onlar günden güne eksiliyor,

Beylikten köleliğe düşerek yarım kaldılar.

Peki, ne zaman uyanacak içlerindeki o kahraman ruhu?

Ne zaman dolaşacak damarlarında muzafferlerin kanı?

En sert kışın günleri bile üç ayda geçip giderken,

Asırlardır bitmek bilmedi benim ömrümün kışı.

 

Mor Filoksinos Hanna Dolabani

Süryaniceden çeviren: Yusuf Beğtaş

 

 

 

 

 

 

 

Süryanicenin Yakınması

 

Bir zamanlar özgür ve yiğit oğullarım vardı.

Onlar beni yücelttiler, beni her diyara taşıdılar,

beni bütün halklar arasında yaydılar.

Bütün diller içinde başı süsleyen ünlü bir taç yaptılar beni.

Öyle ki, nice ülkeler benimle konuşur oldu.

Benimle yazıldı eski kavimlerin tarihleri;

çağların gururunu okşayan yasalar benimle dile geldi.

Uygarlık benimle yayıldı dört yana;

ünlü sanatlar benimle kanatlandı dünyaya.

İnançlar benimle yayıldı, öğretiler benimle duyuldu.

Ben insanlar için her türlü yararın kaynağı oldum.

Ama şimdi…

Oğullarım beni savsaklıyor, adımı taşıyanlar

beni umursamadan terk ediyor.

Eyvah!

Oğullarımın bana çektirdiği acıya eyvah!

Gerçi yalnız bana değil —kendilerine de haksızlık ediyorlar.

Halkların sayısı artarken onlarınki azalıyor.

Soyları eksiliyor; beylikten düşüp köleliğe dönüyorlar.

Ne zaman uyanacak içlerinde kahramanların ruhu?

Ne zaman dolaşacak damarlarında muzafferlerin kanı?

Soğuk kışın günleri üç ayda geçer.

Ama benim kışım… yüzyıllardır sürüyor ve hâlâ sona ermiş değil.

 

Mor Filoksinos Hanna Dolabani

Süryaniceden çeviren: Yusuf Beğtaş


 
Please Leave Your Thinking

Leave a Comment

You can also send us an email to karyohliso@gmail.com