Yusuf Begtas:

Ruhun Pınarı ve Bağdaştıran Dil

Yusuf Beğtaş
Ruhun Pınarı ve Bağdaştıran Dil

 

 

ܐܳܘ ܦܳܪܘܿܫܳܐ ܠܦܰܓܪܳܐ ܗܰܒ ܠܶܗ ܡܰܝ̈ܳܐ ܢܶܫܬܶܐ. ܘܗܰܒ ܠܳܗܿ ܠܢܰܦܫܳܐ ܟܬܳܒܳܐ ܕܬܶܩܪܶܐ ܘܬܶܬܒܰܣܰܡ ܒܶܗ. ܢܰܦܫܳܐ ܨܗܺܝܼܬܳܐ ܥܰܠ ܡܰܒܘܼܥܳܐ ܕܐܺܝܼܬ ܒܰܟܬܳܒ̈ܐ. ܣܳܝܡܳܐ ܦܽܘܼܡܳܗܿ ܘܫܳܬܝܳܐ ܡܶܢܗܽܘܿܢ ܚܰܝ̈ܶܐ ܟܽܠ ܝܽܘܿܡ. 

ܡܳܪܝ ܝܰܥܩܽܘܒ ܕܰܣܪܽܘܼܓ (451-521)

 

Ey basiret sahibi! Bedene, içmesi için su ver. Ruha ise okuyacağı ve onunla ferahlayacağı bir kitap ver. Çünkü ruh, kitaplarda bulunan pınara susamıştır. Ağzını ona dayar ve her gün onlardan hayat içer.

Suruçlu Mor Yakup (451–521)

 

Süryani edebiyatının büyük ustası Suruçlu Mor Yakup (451-521) bu kısa şiirsel söylemi, insanın yalnızca bedenden ibaret olmadığını hatırlatır. Beden suya, ruh ise bilgiye, hikmete ve anlama muhtaçtır. Susayan bedene su vermek nasıl bir ihtiyaçsa, susayan ruhu kitapların pınarıyla buluşturmak da aynı ölçüde önemlidir.

Ancak kitabın ve bilginin gerçek değeri, insanı kendisiyle, başkasıyla ve hayatla bağ kurmaya yönelttiğinde ortaya çıkar. İşte burada bağdaştıran ve kaynaştıran dil devreye girer. Dil yalnızca düşünceleri aktaran bir araç değil; insanları birbirine yaklaştıran, farklılıklar arasında köprü kuran ve ortak anlam alanları oluşturan bir toplumsal pınardır.

Böyle bir dil, ayrıştırmak yerine anlamaya, çatıştırmak yerine uzlaştırmaya, uzaklaştırmak yerine yakınlaştırmaya hizmet eder. Çünkü toplumların gerçek zenginliği, farklılıkların yok edilmesinde değil, farklılıkların ortak bir anlam ve değer dünyasında buluşturulmasında yatar.

Suruçlu Mor Yakup’un “ruhun kitaplarda bulunan pınara susaması” metaforunu bugün bu açıdan yeniden okuyabiliriz: Bilgi insanı beslemeli, dil ise insanlar arasında akmalıdır. Bilgi ruha hayat verirken, bağdaştıran dil bu hayatı toplumun ortak dokusuna taşır.

Çünkü beden suyla, ruh anlamla; toplum ise birbirini anlayan, bağdaştıran ve kaynaştıran bir dille hayat bulur.

 

Yusuf Beğtaş

www.karyohliso.com

 

 


 
Please Leave Your Thinking

Leave a Comment

You can also send us an email to karyohliso@gmail.com