HANIM BEĞTAŞ
Annelikten Üniversiteye: Bilgelik Yolunda Bir Yaşam
Okumanın yaşı yoktur. “Beşikten mezara değin ilmi talep edin!” kelâm-ı kibârı, bu gerçeği veciz bir şekilde ifade eder. Zira toplumların en büyük sermayesi eğitimdir. Eğitim, yalnızca bilgi edinmek değil; insanın içsel ışığını uyandırmak, ailelerin ufkunu genişletmek ve toplumların geleceğini aydınlatmaktır.
Bu gerçeği yaşamıyla görünür kılanlardan biri de Malfono Yusuf Beğtaş’ın hayat arkadaşı ve beş çocuk annesi Hanım Beğtaş’tır.
1972 yılında, ailesinin Midyat’a bağlı Keferze (Altıntaş) Köyü’nden Eştrako (Ortaca) Köyü’ne göç etmesinin ardından Eştrako’da dünyaya gelen Hanım Beğtaş, ilkokulu Midyat’ta tamamladı ve burada yetişti. Evlatlarının tümü lisans eğitimlerini tamamladıktan sonra o da aynı kararlılıkla kendi eğitim yolculuğunu sürdürdü; ortaokul ve lise öğrenimini dışarıdan sınavlara girerek tamamladı.
Tam 35 yıldır anneliğin sorumluluklarını sevgi ve özveriyle taşıyan bu fedakâr kadın, kalbinde hiç sönmeyen öğrenme arzusunu daima canlı tuttu. Disiplini ve azmi sayesinde, iki yıl önce girdiği üniversite sınavında önemli bir başarı elde ederek Mardin Artuklu Üniversitesi Süryani Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne yerleşti. Hâlen ikinci sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir.
Onun hikâyesi, sıkça dile getirilen “Okumanın yaşı yoktur.” sözünün somut bir örneğidir. Evlatlarını yetiştirirken kendi hayallerinden vazgeçmeyen Hanım Beğtaş, öğrenme tutkusunun insanın içsel ışığını besleyen en değerli kazanımlardan biri olduğunu gösteriyor. Bir atasözü de şöyle der: “Bilgi, altından daha değerlidir; çünkü altın kaybolur, bilgi ise insanı yüceltir.”
Hanım Beğtaş’ın eğitim yolculuğu, işte bu hikmeti ete kemiğe büründürmektedir. Ailesine ve topluma faydalı bireyler yetiştirme sorumluluğuyla büyüttüğü beş çocuğunun tamamı üniversite eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. Çocuklarının çoğu iş hayatına katılarak topluma hizmet etmeye başlamış, biri ise eğitimini sürdürmektedir. Onun annelik rolü, yalnızca aile içinde değil, toplumsal faydaya dönüşen bir emeğin, sevginin ve rehberliğin de göstergesidir.
Seçtiği bölüm, yalnızca bir eğitim adımı değil, aynı zamanda ruhu ve hafızayı besleyen bir yolculuktur. Süryani Dili ve Edebiyatı, binlerce yıllık tarihsel derinliği ve düşünsel zenginliğiyle kadim bir kültürün taşıdığı ışığı geleceğe aktarmanın en değerli araçlarından biridir. Bu seçim, bireysel bir hedeften öte, bir kimliğe, bir dile ve ortak bir hafızaya duyulan sevginin ifadesidir. Dahası, yıllardır Türkiye’de ve diasporada düşünce ve kültür dünyasına hizmet eden eşi Malfono Yusuf Beğtaş’ın çalışmalarına da sessiz ama güçlü bir eşliktir. Bu yönüyle onun eğitim yolculuğu, eşinin kültürel çabalarına tamamlayıcı bir destek niteliği taşımaktadır.
Ortaya çıkan tablo, anneler, kadınlar ve aslında herkes için güçlü bir örnektir. Çünkü gerçek başarı, yılmadan hedefe yürümekte ve insanın kendi içindeki ışığı diri tutabilmesindedir.
Mor Efrem (306-373) şöyle der: “İnsanın gerçek gücü, öğrenme ve sevme yeteneğindedir.”
Hanım Beğtaş’ın kararlılığı, yalnızca bireysel bir azmi değil, aynı zamanda bir ailenin, bir toplumun ve kadim bir kültürün geleceğe taşınma iradesini simgelemektedir. Annelik sorumluluğunu sevgiyle yerine getirirken yeni bir eğitim yolculuğuna çıkması, azmin ve kararlı iradenin somut bir örneğidir.
Hanım Beğtaş’ın bu cesur ve kararlı tutumu, Mardin yöresindeki Müslüman ve Hıristiyan kadınlar için ilham verici bir örnek oluşturması bakımından ayrıca anlamlıdır. Bu örnekten ilham alan bazı -(Müslüman)- kadınlar da üniversite eğitimine başlamıştır. Türkiye’de ulusal ve yerel basında geniş yankı uyandıran bu başarının, hem aileye hem de topluma yeni değerler kazandıracağına yürekten inanıyoruz.
KARYO HLİSO
You can also send us an email to karyohliso@gmail.com
Leave a Comment